Portekizli João Pedro Rodrigues’in sıradışı, gizemli ve eğlenceli bir başkalaşım hikayesi anlattığı O Ornitólogo, yönetmenin yatkın olduğu bu anlatı çeşitinin enkarmaşık ve yoğun referanslarla örülmüş hali olarak tanımlanabilir. Bir kuşbilimcinin izole bir doğal yaşam alanındaki gözlemleriyle başlayan yalın ve sakin –fakat sakinliğin yer yer tedirginlik verdiği- atmosferin oldukça tuhaf süreçlerle şekillenişi, sinemada yaratıcı anlatıma dair özel bir deneyimle karşılaşmamızı sağlıyor.

Fernando isimli kuşbilimcinin incelemeleri esnasında ses kayıt cihazına yaptığı kayıt anını dinlerken burada önceki yılların devamı olan rutin bir gözlem sürecinde olduğumuzu anlıyoruz. Doğa belgeseli tadındaki ilk gözlem anları, Fernando kuşları gözetlerken kameranın kuşların bakış açısına bürünüp adamıgözetlemeye başlamasıylailk yadırgatıcı imgeleri de barındırmaya başlıyor. Yalnız başına bir insanın vahşi bir doğal yaşam alanında kuşlar tarafından gözetlenişi, sade bir tekinsizlik imgesi yaratmaktan öte bir işleve sahip. Fernando’nun mevzubahis başkalaşım yolculuğunda onu gözetleyecek olan kuşlar, bu yolculuğun başlamasına neden olan kazaya da sebebiyet veriyor. Nehir boyunca kanosuyla ilerlerken takip ettiği kuşun olağandışı hareketliliği Fernando’nun farkında olmadan akıntıya kapılıp kaza yapmasına neden oluyor. Bu aşamadan sonra filmin doğalcı belgesel havası da dinsel ve mitolojik referansların bolluğu içerisinde kaotik bir atmosfere meylediyor. Tüm film boyunca mekanlar aynı coğrafyaya ait olsa da Fernando’nun mekan içerisinde motivasyonu değişime uğruyor.

Gözlem rutininin geri plana atılıp bir hayatta kalma çabasına bürünen yolculuğun belirleyicileri ise doğal yaşamın zorlu şartlarından ziyade Fernando’nun karşı karşıya kaldığı gizemli insanlar, onların ritüelleri ve tarihi kişiliklerin temsilleri oluyor. Filmin başlangıcında alıntılanan sözün sahibi olan Katolik Hristiyan geleneğinin önemli tarihi kişiliklerinden Padovalı Aziz Anthony, bu serüvenin en önemli referansı. Sanat ve sinema alanında da sıklıkla temsil edilmiş, Salvador Dali, Hieronymus Bosch, El Greco gibi önemli sanatçıların resimlerine konu olmuş olan Aziz Anthony’nin yaşamının en önemli ve bilinen ayrıntıları, film süresince benzeşimler kurularak Fernando üzerinden aksettiriliyor (Aziz Anthony’nin ilk adının Fernando olduğunu hatırlatalım). St.Anthony’nin Fas dönüşü geçirdiği gemi kazası, kollarında bebek İsa’nın belirişi ve vaazını balıkların dinlemesi gibi mucizelerinin izleri; kaybolan nesnelerin koruyucusu olarak anılması ve giyimleri arasında kurulan bağlantılarla Fernando, adım adım Aziz Anthony’nin yaşamının alegorik bir temsiline dönüşüyor. Filmin referans çeşitlemesi, zaman-mekansal ya da kültürel bir tutarlılık gözetmekten bilinçli bir şekilde kaçınarak ilginçliğini ve oyuncaklı yapısını güçlendiriyor. Bir söyleşisinde yönetmen Rodrigues, yaban hayat içerisindeyken – filmin lokasyonunun insan erişimine yasak, böylece aynılığını yüzyıllar boyunca koruyabilmiş olmasına vurgu yaparak- mekanın zamandışı algılandığını belirtiyor.[1] Bu zamandışı algılayış, birbirinden tarihsel olarak oldukça uzak zamanlarla ilgili kişilerin ve hikayelerin bir araya getirilebilmesine ön ayak olurken oldukça sinemasal bir anlatıma da kapı açıyor. Özellikle başkarakterin haritasını, ilaçlarını ve eşyalarını kaybederek günümüz medeniyetinin nesnelerinden uzak düştüğü ve fiziksel-zihinsel anlamda bir boşlukla yüzleştiği bölüm, zamandışılığı vurgulamak ve tarihsel referanslar üzerine düşünebilmek için de işlevsel bir hal alıyor. Aziz Anthony’e dönüşüm süreci boyunca Fernando, orman içerisinde üzerindeki renkli kostümlerle çılgınca devinen bir grup erkeğin pagan ritüellerine, koyunlarına çobanlık yaban sağır-dilsiz bir İsa’ya ve onun sahte ikizi Tomas’a, Ovid’in The Metamorphoses kitabına referansla [2]ormanda karşı karşıya geldiği yarı çıplak kadın avcılara rastlayarak – ve sürekli kuşların gözetleyişi altında -dönüşümünü tamamlıyor. İsa’yı, İsa öncesinden gelen pagan ritüelleri, 13.yüzyılda yaşamış olan Aziz Anthony’i ve günümüzü birleştiren bu yaklaşım başkarakterin dönüşüm hikayesini,mekanda ve zamanda bir yolculuk hikayesine çevirirken bu yolculuk hali nedeniyle de yönetmen Rodrigues’infilmi bir Western anlatısı olarak tanımladığını görüyoruz. [3]

Filmin sonunda Aziz Anthony’e dönüşen karakteri yönetmenin kendisi oynuyor. Karakterin, yönetmenin kendisine dönüşümü hoş bir espri olmasının yanı sıra yönetmenin anlatıyı ne kadar içselleştirdiği ve kişiselleştirdiğini de gösteriyor. Kişiselliği filmin sonundaki bu espride bulmadan önce yaban doğa ortamının bol renkli müdahalelerle yapaylaştırılışına ve karakterler arasına yüklenen erotizme bakarak da görebiliyoruz. Rodrigues’in O Fantasma ve Morrer Como Um Homem (Erkek Gibi Ölmek) gibi filmlerinin erotizme, cinsel kimlikler arası dönüşüme ve bol renkli sinemasal tasarımlara yatkınlığından gelen aşinalığımız bu filmle de güçleniyor. O Ornitólogo’nun erotik halleri Fernando’yu canlandıran aktör Paul Hamy’nin bedeninin sunuluşunda ve en vurgulu şekilde ise Fernando ile İsa’nın yaşadığı cinsellikte görünür kılınıyor. Yapaylık ise ritüel uygulayıcılarının rengarenk kıyafetleri, çadırların ve kırık dökük heykellerin renkli yapısı, karakterin fiziksel dönüşüm sahnesinin sunumundaki rangarenk gaz bulutlarının varlığı ve dondurulmuş çeşit çeşit vahşi hayvanın orman içerisindeki bir sahnede tuhaf bir şekilde sunuluşu ile şekilleniyor.

O Ornitólogo, dinsel-tarihsel referanslar üzerinden kurgulanmış bir anlatı olmasına rağmen bu referanslara hakim olmayan seyirci için de oldukça ilginç ve eğlenceli bir seyir deneyimi vaat ediyor. Yine de belirtmek gerekir ki, özellikle Aziz Anthony’nin yaşam öyküsüne dair edinilmiş bilgiler, film içerisinde anlamının kestirilmesi zor kimi sahnelerin ve film anlatısının organikliğinin zihinde daha iyi kavranabilmesine olanak sağlıyor. Elbette, neredeyse her iyi film için geçerli olan filmin birden çok izlenişinde farklı anlamlar yüklenişi ve tüm kurguyu güçlendiren küçük detayların asli öneminin belirişi bu film aracılığıyla da kanıtlanmış oluyor.

 

Notlar

[1] Heron, C. (2016, 15 Ekim). A Voyage in Space and Time: João Pedro Rodrigues Interview (The Ornithologist). http://theseventhart.org/joao-pedro-rodrigues-interview-the-ornithologist/

[2] A.g.e.

[3] A.g.e.

Paylaş!