Kategori

YAZILAR

Juliet, Naked: Sıradan Erkekler Düşü

GirlsGLOWThe OfficeOrange is the New Black gibi kalburüstü televizyon dizilerinde yönetmenlik geçmişi bulunan Jesse Peretz tarafından çekilen Juliet, Naked (Aşktan Kaçılmaz, 2018), İngiliz yazar Nick Hornby’nin aynı isimli romanından uyarlanan bir film. “Yazarın,

Todos lo saben: Herkes Bilse Ne Olur!

Bir kişi koca bir coğrafyayı bir kitap yazarak, bir film çekerek, bir beste yaparak, bir tablo ile veya önünüze serebilir. Böyle bir şey ancak sanatla mümkün olabilir. Konumuz sanatın gücü veya evrenselliği değil elbet. Özellikle bir coğrafyaya ait ise çok

Gilles, Félix Ve Nihayetinde Jonas

Tek hatırladığım daha ilkokulu bitirmediğimdi ve liseye giden komşumuzun beni arayıp tüm heyecanıyla bit pazarında bulup aldığı 8mm’lik film projeksiyon cihazından bahsetmesiydi. Aslında o yaza dair başka hiçbir şey hatırlamadığım gibi bu telefon konuşmasının detaylarını da pek hatırlamıyorum. Ama hava …

The Favourite: Tekinsiz Bir Trajikomedi

Yorgos Lanthimos’u Kynodontas (Köpek Dişi) filmiyle uluslararası sinema arenasına çıktığı yıl olan 2009’dan itibaren tanımaya başladık. Aynı yıl Köpek Dişi ile Cannes film festivalinde “Belirli Bir Bakış” ödülü kazanan Yorgos Lanthimos sinema dünyasının içine 2011 yılında çekeceği Alpeis (Alpler) ile

Dogman: Yıkıma Giden Adam

**Yazı, filmle ilgili sürpriz gelişmeleri ele vermektedir.**

2015’te Il racconto dei racconti (Tale of Tales – Masalların Masalı) ile ilk İngilizce filmini çeken İtalyan yönetmen Matteo Garrone, ününü borçlu olduğu gerçekçi sinemasını rafa kaldırarak, masalsı bir dünyaya adım atmıştı. Alışıldık

İki Yorum: Can You Ever Forgive Me?

Büyük Kentin Hüzünlü Sakinleri

Can You Ever Forgive Me?’yi filmin içindeki tek bir diyalog ile özetlemeye çalışsak herhalde en uygun seçim şu olurdu:

Lee: Sır saklayabilir misin?

Jack: Kime söyleyebilirim ki? Tüm arkadaşlarım öldü.

Lee ile Jack’in bir barda

Burning: Şüphe Seremonisi

İlk olarak 71. Cannes Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan yönetmenliğini Lee Chang-dong’un üstlendiği Burning (Şüphe, 2018) bu hafta vizyona girdi. Yönetmenin filmografisindeki Oasiseu (Oasis, 2002), Shi (Poetry, 2010) gibi yapımları aynen Burning’de olduğu gibi sinema seyircisini uzun sekansları, görünmeyen

Wildlife: Rüyadan Uyanmak

Sinemada simasına sıkça aşina olduğumuz, oyunculuğuyla bugüne kadar birçok defa takdir toplamış olan Paul Dano, bu sene ilk yönetmenlik denemesiyle seyircilerle buluştu. 2018’in başlarında ilk olarak Cannes Film Festivali’nin Uluslararası Eleştirmenler Haftası’nda gösterilen Wildlife (Yangın Yeri), aldığı olumlu tepkilerin ardından

Private Life: Duvarlar Soğuk

Tamara Jenkins’in senaristlik ve yönetmenlik maharetlerini uzun metrajlı bir filmde üçüncü kez kesiştirdiği Private Life (2018), kırklı yaşlarındaki bir çiftin çocuk sahibi olma çabalarını takip ediyor. Uzun zamandan beri, iki kişilik ailelerine küçük bir üye dahil etmeyi deneyen Rachel ve

Pyromanen: Yakma Zevki

“Bence ne gerçek bir sanatçı ne de gerçek bir ahlakçı – ne iyi bir Hıristiyan ne de iyi bir filozof – ne bir şair ne de bir sosyolog – yanlış bir uzsözlülük uğruna, birbirinden tamamen farklı kafalarını kutsal kitap üzerine

17. Filmekimi Günlükleri #8 (Mandy)

Mandy | Mandy

Uzaylılarla bir tür işbirliği içinde yer alan tuhaf bir tarikat tarafında kurban edilen karısının intikamını almak için yola koyulan Nicolas Cage’in merkezinde yer aldığı bir film Mandy. Kulağa zaten yeterince tuhaf gelen bu fikir, yönetmen Panos

17. Filmekimi Günlükleri #6 (Dogman, Leave No Trace)

Dogman | Dogman

Gomorrah (2008) filminin “Martin Scorsese sunar” başlığıyla gösterilmesi ile birlikte Matteo Garrone, sinema dünyasının ilgi odağı yönetmenlerinden birisi olmayı başarmıştı. Asıl soru, yeni bir City of God (Tanrı Kent, 2002) olarak gündeme gelen filmden sonra yönetmenin aynı …

17. Filmekimi Günlükleri #5 (Manbiki kazoku, Plaire, aimer et courir vite)

Manbiki kazoku | Arakçıklar

Hirokozu Kore-eda’nın sık sık ziyaret ettiği Cannes’dan bu kez kucağında bir Altın Palmiye ile dönmesine vesile olan Manbiki kazoku, yönetmenin etrafında dolanmayı sevdiği aile meselesine bakışını hakkıyla toparlayan, kariyer özeti bir film. Düşük bir emekli …

17. Filmekimi Günlükleri #4 (Climax)

Climax | Climax

Filmlerinin tavizsiz hayranları olduğu kadar, nefret edenleri de olan, çağımızın en tartışmalı yönetmenlerinden Gaspar Noé, Climax’le -tabii ki istisnaları bir kenara koyarak- izleyicileri kendi safına çekmiş gibi görünüyor. Öyle ki filmin yarattığı heyecan dalgası dünya prömiyerini yaptığı …

17. Filmekimi Günlükleri #2 (The Favourite, Under the Silver Lake)

The Favourite | Sarayın Gözdesi

Yorgos Lanthimos, 1995’ten bugüne yönetmenlik kariyerinde kendine ait dilin yapısını ve yapboz gibi hikâyelerinin varacağı sınırları ustalıkla geliştirdi. Yönetmenin geniş kitlelerce de tanınmasına vesile olan ve özellikle 2005 yapımı Kinetta’dan bu yıla uzanan grift

17. Filmekimi Günlükleri #1 (Un couteau dans le coeur, We The Animals)

Un Couteau dans le coeur | Kalpteki Bıçak

Yann Gonzales’in ikinci uzun metrajı olan Un couteau dans le coeur (Kalpteki Bıçak, 2018), 1979 yılının Paris’ini mesken tutuyor. Oyuncularına dadanmış bir seri katilden muzdarip olan porno film yapımcısı Anne’nin mücadelesini …

Adana Film Film Festivali’nin Ardından: Yenilik Arayışları

25. Adana Film Festivali, daha önceki birçok festival gibi sona ererken, sinemanın zaman zaman tekdüzeleştiğine dair oluşan karamsar tabloyu programındaki bazı filmlerin nitelikleriyle bir nebze olsun dağıttı. Birbirinden ayrı coğrafyalardan gelen farklı deneyim düzeylerine sahip yönetmenlerin çok farklı özelliklere bezeli

Yıllık Özel 50. Yaş Dosyası #2: 1968

Sinemanın yarattığı anlamı, dönemin ve toplumun ruhunu bir kenara bırakarak incelemek olanaksız. Doğrusal bir çizgide ilerlemeyen bu kolektif sanatı biçimlendiren her dönemeç, yönetmenlerin perdeye yansıttıkları görüntülerin de zamanın ruhuna göre şekillenmesine olanak tanıyor. Toplumun ve sosyal dinamiklerin değişimi hareketli görüntünün

Rättskiparen: Kimseye Ait Olmayan Gol

18 Kasım 2009… Şöyle kısaca bir düşündüğümüzde belki birçoğumuz için ‘ee, yani?’ sorusunu peşi sıra sordurtabilecek bir tarih olabilir. Hatırlatma amaçlı futbol anahtar kelimesini versek bile bir şeyleri anımsamada zorluk yaşayabiliriz. Ancak İsveçli hakem Martin Hansson ve İrlanda Cumhuriyeti Milli

The Class of 92: Birimiz Hepimiz İçin

Benjamin ve Gabe Turner’ın 2013 yapımı belgeselleri The Class of 92 (92 Sınıfı) Manchester United’a en şaaşalı dönemini yaşatan altın jenerasyonun hikâyesini anlatıyor. Bir masa etrafında altı büyük futbolcu ve birbirinden anlatılmaya değer, unutulmaz anılar…

Alex Ferguson 1986 yılında Manchester

Offside: İktidara Atılan Gol

Jafar Panahi, kendi memleket hikâyelerinde kadınların toplumdaki konumu –ya da olmayan konumu- üzerine kafa yorup mevcut sisteme sadece varoluşlarıyla bile muhalif olabilecek kadınları karşımıza sıklıkla çıkarıyor. Bu damardan en iyi filmine Dayereh (Daire, 2000) ile imza atan Panahi, Dayereh’ten

© 2019 — APARTMAN SİNEMASI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR — YUKARI ↑