Kategori

FESTİVAL GÜNLÜKLERİ

37. İstanbul Film Festivali Günlükleri #3 – Transit, Korparna

TRANSIT | TRANSIT

Yitip giden bir ömrün izine bir şehirde ne kadar daha rastlanabilir? Geçtiğimiz bir sokağa düşen gölgemiz ya da bastığımız topraktaki ağırlığımız ardımızda ne kadar daha kalır? Bir boşluğu bekleyen, bir boşluğu arayan hatta zaman zaman o boşluğu

37. İstanbul Film Festivali Günlükleri #2 – Lean on Pete

Andrew Haigh’in 45 Years’ın (45 Yıl, 2015) sonrasında bizleri karşıladığı son filmi Lean on Pete, geçtiğimiz sene Cannes Film Festivali’nden beri merak ettiğimizin filmlerin başında geliyordu. Haigh’in şimdiki zamanda sıkışıp kalmış durumdan geçmiş ve geleceğe dair yol çizecek

37. İstanbul Film Festivali Günlükleri #1 – Matangi/Maya/M.I.A., The Greenaway Alphabet

MATANGI/MAYA/M.I.A.
M.I.A. 2012 yılında Madonna’ya eşlik ettiği Super Bowl devre arası şovunda kameraya orta parmağını gösterip gündemin tepesine oturduğunda üç tane başarılı albüm yayınlamış, hem Oscar’a hem Grammy’ye aday gösterilmiş kariyerinin zirvesinde bir müzisyendi. Steve Loveridge imzalı belgesel Matangi/Maya/M.I.A. Sri

!f 2018 Günlükleri #8 – I Am Not a Witch, Last Flag Flying

I AM NOT A WITCH | BEN CADI DEĞİLİM
9 yaşındaki Shula’nın cadı olarak suçlanmasıyla başlayan film, seyirciyi bir Zambiya köyünde yaşanan absürt olaylarla buluşturuyor. Shula’ya iki seçenek sunulur; ya cadıların seyyar kampına katılacak ve onlarla saatler boyu tarlada çalışmak,

!f 2018 Günlükleri #7 – 78/52: Hitchcock’s Shower Scene, The Death of Stalin

78/52: HITCHCOCK’S SHOWER SCENE | 78/52: HITCHCOCK’UN DUŞ PERDESİ
Bir kameranın pozisyonu sahnenin akışında neleri değiştirir? Bir sahnedeki her kesme anlamı nasıl etkiler? Sinemanın dili genellikle bu cevapların üzerine yürütülen akılların toplamıyla kendini var ediyor. Bu dil her çağda, her

!f 2018 Günlükleri #6 – Dark River, Hagazussa

DARK RIVER | KARANLIK NEHİR
İngiliz yönetmen Clio Barnard, 2014 yılında yine !f İstanbul salonlarında izlediğimiz The Selfish Giant’ın ardından gelen yeni filmi Dark River’la bir kez daha ülke sinemasının sosyal gerçekçi damarını sıkıca kavrarken dokunaklı bir hikâye

!f 2018 Günlükleri #5 – Inxeba, The Distant Barking of Dogs

INXEBA | YARA
Güney Afrikalı yönetmen John Trengove ilk uzun metraj filmi Inxeba’da (Yara, 2017) yetiştiği coğrafyanın sahip olduğu Xhosa kültürü üzerinden evrensel bir erkeklik meseli sunmakta. Geleneklere göre, her yıl aynı dönem köyün ailelerinin ergenlik yaşına gelmiş oğulları

!f 2018 Günlükleri #4 – Tom of Finland, David Bowie: The Last Five Years

TOM OF FINLAND | TOM OF FINLAND
İki yıl önce Tom the Movie adıyla çekilen belgeselin de konusu olan Finlandiya’nın kültürel ikonlarından Touko Laaksonen’in (Tom of Finland) hikâyesi, bu sefer Finlandiya’nın popüler yönetmenlerinden Dome Karukoski tarafından beyazperdeye aktarılıyor. Filmin tanıtımının

!f 2018 Günlükleri #3 – Hmyz, Les garçons sauvages

HMYZ | BÖCEK
Karel ve Josef Čapek’in 1921 yılında yayınlanan “Böcekli Oyun” adlı satirik dramaları Jan Švankmajer’in son filmi Hmyz için harç oluyor. Çekoslavakya’nın Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki atmosferini böceklerin dünyasından dile getiren eserin satirik dilinin kaynağı alegorik yapısında saklı.

!f 2018 Günlükleri #2 – Las hijas de Abril, Pendular

LAS HIJAS DE ABRIL | NİSAN’IN KIZLARI
Kendisine Cannes Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü getiren ilk İngilizce filmi Chronic’ten (Kronik, 2015) sonra Meksikalı yönetmen Michel Franco yeni filmiyle ülkesine dönüyor. Las hijas de Abril hem görsel dili, hem

!f 2018 Günlükleri #1 – Riga (Take 1), Prototype

RIGA (TAKE 1) | RIGA
Önceki filmleriyle de !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali aracılığıyla ülkemize uğrayan bağımsız sinemacı Siegfried, yeni filmi Riga (Take 1) ile geri döndü. Gezgin bir kariyere sahip yönetmenin bu seferki durağı ise filme ismini de veren

Filmekimi İzlenimleri #7 (Visages, villages, Thelma)

Visages, villages | Mekanlar ve Yüzler

Agnès Varda ve JR’in insan yüzlerindeki hikâyelerin peşine düştükleri ortaklık, Visages, villages ile dile geliyor. Mekânları var eden ve o mekânların ruhlarına etki eden insanların yüzlerine odaklanmak, bir yönetmen ve bir fotoğrafçının bakışıyla kendi

Filmekimi İzlenimleri #6 (Nelyubov, Geu-hu)

Nelyubov | Sevgisiz

2000 sonrası Slav sinemasının yıldızı olan yönetmen Andrey Zvyagintsev’in bu yıl Cannes’da yarışan ve Jüri Ödülü ile yetinen son filmi Nelyubov, dağılmak üzere olan bir ailenin hikâyesinin göbeğine kuruluyor. Henüz başından itibaren birbirine karşı yoğun bir

Filmekimi İzlenimleri #5 (Wind River, The Shape of Water)

Wind River | Kardaki İzler

Son olarak, festival yolculuğu Oscar adaylığına kadar varan Hell or High Water’ın (İki Eli Kanda, 2016) senaristi olarak hatırladığımız Taylor Sheridan,  Wind River’la ikinci kez yönetmen koltuğuna oturuyor. Filmin senaryosunda da imzası bulunan

Filmekimi İzlenimleri #4 (L’amant d’un jour, The Party)

L’amant d’un jour | Günübirlik Sevgili

Philippe Garrel, her yeni filmiyle ne bekliyorsanız onu aldığınız, hatta fazlasını bile bulduğunuz yaşayan sayılı yönetmenlerden. Tüm verimliliğini niteliğini koruyarak besleyen Garrel; açılışını 70. Cannes Film Festivali Yönetmenlerin 15 Günü bölümünde yapan yeni filmi

Filmekimi İzlenimleri #3 (Jeannette, Un beau soleil intérieur)

Jeannette, l’enfance de Jeanne d’Arc | Jeannette

Jeanne d’Arc’ın tarihi serüveni, Yüzyıl Savaşları’nda Fransa’nın İngiltere işgaline karşı gelişen bir inanç hikayesinden ileri geliyor esasen. Henüz 15 yaşında olan bu genç kızın yolculuğu,  hem onun kendi içinde haksızlığa karşı geliştirdiği mücadeleci

Filmekimi İzlenimleri #2 (120 battements par minute, England Is Mine)

120 battements par minute | Kalp Atışı Dakikada 120

Bu sene Büyük Ödül’ü aldığı Cannes’dan beri yılın belki de en çok beğeni toplayan ve konuşulan filmi 120 battements par minute, görenleri uzun yıllar hatırlarından silinmeyecek bir iki buçuk saat

Filmekimi İzlenimleri #1 (The Beguiled, Tehran Taboo)

The Beguiled

Sofia Coppola’ya Cannes’da En İyi Yönetmen Ödülü kazandıran The Beguiled, Don Seigel’ın 1971 tarihli filminin yeniden çevrimi. Yeniden çevrimlerin, Amerikan sinemasının içine düştüğü yaratıcılık krizinden sıyrılabilmek için en sık başvurduğu yöntemlerden biri hâline geldiği günümüzde, Coppola özel bir

İstanbul Film Festivali Günlükleri #8 (Liberami, Omor Shakhsiya)

Liberami – Kurtar Beni 

Yarattığınız ya da yaratmaya çalıştığınız “fiction” ne kadar özenli olursa olsun gerçeğin en pür hali kadar etkilemesi çok zor. Sinemanın çapının büyümesini ve hiçbir zaman ölmeyeceğini kanıtlayan şey de bu iki kavramın çarpışması kuşkusuz. Hele ki

İstanbul Film Festivali Günlükleri #7 (La mort de Louis XIV)

Katalan yönetmen Albert Serra’nın son çalışması, adının da tam olarak karşıladığı şekilde, gelmiş geçmiş en önemli hükümdarlardan olan XIV. Louıs’nin hastalanıp adım adım ölüme gidişini oldukça sakin bir tempoda sunuyor. Serra, 90’lı yıllardan günümüze gelen çağdaş bir trend olan “yavaş

İstanbul Film Festivali Günlükleri #6 (Apnée, Taş)

Apnée

Festivalin Antidepresan bölümüne gösterilen Apnée, yönetmen Jean-Christophe Meurisse’in ilk uzun metrajlı filmi. Üç kafadarın cinsiyet kodlarını yıkarcasına evlenmek için gerekli mercilere yaptığı başvurunun reddedilmesiyle açılan film, bu sahnenin işaret ettiğinin aksine bir cinsiyet komedisi şekilde sürmüyor. Aynı zamanda karakterleri

© 2019 — APARTMAN SİNEMASI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR — YUKARI ↑