Author

Sezen Sayınalp

17. Filmekimi Günlükleri #2 (The Favourite, Under the Silver Lake)

The Favourite | Sarayın Gözdesi

Yorgos Lanthimos, 1995’ten bugüne yönetmenlik kariyerinde kendine ait dilin yapısını ve yapboz gibi hikâyelerinin varacağı sınırları ustalıkla geliştirdi. Yönetmenin geniş kitlelerce de tanınmasına vesile olan ve özellikle 2005 yapımı Kinetta’dan bu yıla uzanan grift

Those Glory Glory Days: Geçmişin Zaferi

Danny Blanchflower, radyo yayınında bile oyundaki hakimiyetini gözlerde canlandırıyor. 60’ların başında gündelik hayatını sürdüren insanlar, İngiltere ve kupanın bir adım gerisinde Tottenham Hotspur statta çember oluşturmuş. Londra’nın büyük bir futbol sahasına dönüştüğü atmosferin asıl muhattapları ise bir grup arkadaş: Julia,

37. İstanbul Film Festivali Günlükleri #7 – Ex Libris: The New York Public Library, My Generation

EX LIBRIS: THE NEW YORK PUBLIC LIBRARY | EX LİBRİS: NEW YORK HALK KÜTÜPHANESİ

Frederick Wiseman ilk belgeseli Titicut Follies’den (1967) bugüne, kurumların ve onların uygulamalarının görünürlüğü adına bir yönetmenlik anlayışı biçimlendirdi. Kamerasını kişilere, kurumlara ve duruma bir müdehale

37. İstanbul Film Festivali Günlükleri #2 – Lean on Pete

Andrew Haigh’in 45 Years’ın (45 Yıl, 2015) sonrasında bizleri karşıladığı son filmi Lean on Pete, geçtiğimiz sene Cannes Film Festivali’nden beri merak ettiğimizin filmlerin başında geliyordu. Haigh’in şimdiki zamanda sıkışıp kalmış durumdan geçmiş ve geleceğe dair yol çizecek

Phantom Thread: Terzinin Gizli Laneti

Paul Thomas Anderson, itaat kavramını ve yetkinlik alanı zedelenmiş benliğin çıkmazlarını resmetmek konusunda kendi sinema dilini her filminde bir üst seviyeye çıkaran ve her yönetmene nasip olmayan bir yol izledi. Yönetmenin ilk filmi Sydney’den (1996) şimdilik son filmi Phantom

Call Me by Your Name: Adımızın Mazisi

André Aciman İtalya’da bir ev düşünürerek başlamış yazmaya. Yazın sıcağında büyük yazlık bir ev… Belli bir zamana ya da belki de bu dünyaya ait değil burası. Mekânın da duyguların da yaşadığı ve her duvarı nefes alan bu ev ona karakterlerini

!f 2018 Günlükleri #7 – 78/52: Hitchcock’s Shower Scene, The Death of Stalin

78/52: HITCHCOCK’S SHOWER SCENE | 78/52: HITCHCOCK’UN DUŞ PERDESİ
Bir kameranın pozisyonu sahnenin akışında neleri değiştirir? Bir sahnedeki her kesme anlamı nasıl etkiler? Sinemanın dili genellikle bu cevapların üzerine yürütülen akılların toplamıyla kendini var ediyor. Bu dil her çağda, her

!f 2018 Günlükleri #3 – Hmyz, Les garçons sauvages

HMYZ | BÖCEK
Karel ve Josef Čapek’in 1921 yılında yayınlanan “Böcekli Oyun” adlı satirik dramaları Jan Švankmajer’in son filmi Hmyz için harç oluyor. Çekoslavakya’nın Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki atmosferini böceklerin dünyasından dile getiren eserin satirik dilinin kaynağı alegorik yapısında saklı.

Ümit Ünal’ın Sofrası

Ümit Ünal, senarist olarak sinemada sesini duyurmaya başladığından beri, kimliğin mekâna bağlı değiştirdiği şekli, hikâyelerinin merkezine konumlandırdı. Bu, çoğu zaman psikolojik gerilim türünü odağına alan anlatılar sundu izleyiciye. Tekinsizlik mevhumunu, yaşayan bir organizmayı andıran evin huzurunda anlattığından dolayı gerek evin

Aus dem Nichts: Gidilecek Bir Deniz Yok!

Fatih Akın kariyerinin başından beri yetiştiği coğrafyanın ve kendi neslinin kimlik oluşturma çabasının tezahürünü sunmayı amaç edinen bir yönetmenliğin izinden gitti. Almanya’daki göçmen ailelerin Türkiye ve Almanya arasında kalmış çocuklarının oluşturduğu bu yeni nesil, iki ülkenin insanlarının kimliklerine dair sosyolojik

Thor: Ragnarok: Kıyamete Kadar Kapattım Kalbimi

Marvel evreninin Thor’u Chris Hemsworth’la beyazperdeye taşıma macerası 2011 yapımı Thor’la başladı. Kenneth Branagh yönetmenliğindeki ilk filmin ardından 2013 yılında Alan Taylor’ın yönetmenliğini üstlendiği Thor: The Dark World (Thor: Karanlık Dünya) seriyi devam ettirdi. İskandinav mitolojisinin en popüler tanrısı

Filmekimi İzlenimleri #7 (Visages, villages, Thelma)

Visages, villages | Mekanlar ve Yüzler

Agnès Varda ve JR’in insan yüzlerindeki hikâyelerin peşine düştükleri ortaklık, Visages, villages ile dile geliyor. Mekânları var eden ve o mekânların ruhlarına etki eden insanların yüzlerine odaklanmak, bir yönetmen ve bir fotoğrafçının bakışıyla kendi

Filmekimi İzlenimleri #3 (Jeannette, Un beau soleil intérieur)

Jeannette, l’enfance de Jeanne d’Arc | Jeannette

Jeanne d’Arc’ın tarihi serüveni, Yüzyıl Savaşları’nda Fransa’nın İngiltere işgaline karşı gelişen bir inanç hikayesinden ileri geliyor esasen. Henüz 15 yaşında olan bu genç kızın yolculuğu,  hem onun kendi içinde haksızlığa karşı geliştirdiği mücadeleci

Three Generations: Görünmez Kimlikler

Three Generations (Üç Nesil), adından da belli olacağı gibi özellikle üstünde durduğu jenerasyon farkını üç ana karakter üzerinden şekillendirerek erişkinlik olgusunu seyirciye aktarmayı amaç edinmiş bir yapım. Gaby Dellal’ın yönetmenliğini üstlendiği ve senaryosunu Nikole Becwith’le birlikte kaleme aldığı film, Elle

İstanbul Film Festivali Günlükleri #4 (Personal Shopper, Kaygı)

Personal Shopper

Oliver Assayas’ın geçtiğimiz yıl Cannes Film Festivali’nde ana yarışmada yer alan ve En İyi Yönetmen Ödülü’nü Cristian Mungui’yla paylaşan son filmi Personal Shopper, bir hayalet hikâyesiyle psikolojik-gerilim türünün sınırlarını genişletmek niyetinde. Assayas klasik gerilim ögeleriyle sınırlı tutmadığı

Neruda: Bir Şairin Belleği

Biyografik hikâyeler anlatıcının zihninde yeniden şekillenirken, gerçekliğe dair anlamları da sorgulamaya zemin hazırlar. Pablo Larraín’in kariyeri, başından itibaren insan belleğine ve belleğin dış dünyaya karşı yarattığı kendine özgü işleyişe dair hikâyelerle biçimlendi. Yönetmenin geçtiğimiz aylarda art arda vizyona giren son

67. Berlinale İzlenimleri #2 (At Elske Pia)

Daniel Borgman, Pia Skovgaard’ın hikâyesinden bir hatıra defteri yaratıyor. At Elske Pia (Loving Pia), hatıra defterinde ya da fotoğraf albümünde bir tanıdığı görme ve yaşamın izlerini keşfetme hissiyatını sinema perdesinde yaratmak için var gücünü kullanan bir film. Yönetmenin tabiriyle belgesel

67. Berlinale İzlenimleri #1 (A Teströl és Lélekröl)

Ildikó Enyedi’nin 18 yıl aradan sonra çektiği altıncı uzun metrajı A Teströl és Lélekröl (On Body and Soul), iki kayıp ruhun rüyalarda buluşma hikayesini bizlere yansıtıyor. Bir hayvan kesim fabrikasında finans uzmanı olarak çalışan Endre’nin fabrikaya yeni gelen denetleme uzmanı

Korkunun Zihin Haritası: Frankenstein, Dr. Jekyll ve Mr. Hyde

İyi ve kötü ile ölü ve dirinin korku sinemasıyla buluşması, insanlığın temel dürtülerine yenik düşmesine ya da bu dürtülere karşı savaş açmasına karşı bir öndeyiş gibi süregelmiştir tarih boyunca. Psikolojinin de bu temele oturarak tür sinemasını şekillendirmede büyük bir rol

Chantal Akerman Sineması’na Dair: Mekanlar, Mesafeler, Kimlikler

Ev kavramı, psikoloji başta olmak üzere birçok disiplinin üzerinde durduğu ve benlik kuramı çerçevesinde incelemesinin gerekli olduğu bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Evden ayrılmanın hem gerçek anlamı hem de bu ayrılığın ortaya çıkardığı metaforik yaklaşımları göz önünde bulundurduğumuzda, anlatı sanatına

© 2018 — APARTMAN SİNEMASI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR — YUKARI ↑