Ildikó Enyedi’nin 18 yıl aradan sonra çektiği altıncı uzun metrajı A Teströl és Lélekröl (On Body and Soul), iki kayıp ruhun rüyalarda buluşma hikayesini bizlere yansıtıyor. Bir hayvan kesim fabrikasında finans uzmanı olarak çalışan Endre’nin fabrikaya yeni gelen denetleme uzmanı Maria’ya özel hisler beslemesiyle gelişen hikaye, iki zıt kutuptaki karakterin zihinsel yolculuklarını odağına alıyor. Enyedi’nin stilize yönetmenliğinin filmin bütününde yarattığı etki, kullanılan tüm kadrajların ve filmdeki tüm planların beden ve ruh arasında kurduğu bağa benzer şekilde hareket ediyor. Filmin paralel kurgulu anlatımı, isminde saklı olan beden-ruh özdeşleşmesini dışa vururken, yönetmenin mizahi yorumu hem karakterlere alan yaratmak hem de Maria’nın soğuk ve kuralcı dünyasına bir adım daha yaklaşmak için yerinde tercihler olarak ortaya çıkıyor. Bu dünyanın ötesinde onu mutluluğa taşıayacak olan yolun zorlu süreçlere evrilmesi Maria için verilmesi gereken bir mücadeleyken, Enyedi bu mücadeleyi seyircinin beklentilerini ters köşe yapıp algısıyla oynayarak oldukça iyi işleyen bir düzleme sokuyor. A Teströl és Lélekröl tüm bu yönleriyle şimdiden festivalin ruha iz bırakan eserlerinden biri oldu.

Paylaş!