Sinema tarihinin en üretken yönetmenlerinden biri olan Raul Ruiz’in “posthumous” niteliği taşıyan filmi La Telenovela Errante, 37. İstanbul Film Festivali kapsamında ülkemizde ilk kez sinemaseverlerle buluştu. 2011’de aramızdan ayrılan Ruiz’in 1990’da Şili’de 16 mm’ye çektiği görüntülerin üzerine yönetmen ve kurgucu olan eşi Valeria Sarmiento’nun yeni sahneler ekleyerek tamamlandığı film oldukça özel bir yapım. Epizodlar halinde yedi günden oluşan film, yapımı kadar içeriği ve biçimiyle de çok özel bir noktada duruyor.  İsminden de anlaşılacağı gibi Ruiz, bir pembe dizi motifinin izini sürerek izleyenleri aslında tarihsel bir sürecin içerisine yerleştiriyor. 1990 yılına kadar Şili’yi dikta rejimiyle yöneten Pinochet sonrası dönemin sosyal, siyasal, ekonomik hatta ruhsal olarak geçirdiği tüm evreleri bir pembe dizi olarak hicvediyor. Ruiz’in bu bağlamda; melodramı, fanteziyi, melankoliyi hissettirerek çok renkli bir ironik anlatı sunduğunu hatta yer yer sürreel olduğunu belirtebiliriz. Hem kendisinin ülkesine dönüşü ve dönüş biçimini anımsayarak, hem de bireysel anlamda Şili halkının uğradığı geçişlerin bir pembe dizi karakteri kadar absürd olduğunun da altını çizme üzerine bir biçim arayışında olduğunu ve bunu hissettirmesi açısından oldukça başarılı da olduğunu söyleyebiliriz Ruiz’in. 2017 Locarno Film Festivali’nde dünya prömiyeri yapan ve Altın Leopar için yarışan La Telenovela Errante, usta yönetmen Raul Ruiz’den ‘benzersiz’ bir veda niteliğinde.

Paylaş!