18. Filmekimi Günlükleri #1 (The Farewell, Nan Fang Che Zhan De Ju Hui)

The Farewell | Elveda

Bağımsız sinemanın kalesi Sundance Film Festivali’nin bu yılki gözdelerinden biri, Lulu Wang’in hem yazıp hem yönettiği The Farewell (Elveda, 2019) olmuştu. Yıllar önce dünyanın muhtelif yerlerine göçmüş olan aile bireylerinin, Çin’deki babaannelerine kanser teşhisi konulmasının ardından

38. İstanbul Film Festivali #7 (Ich war zuhause, aber, The Mountain)

Ich war zuhause, aber l Evdeydim, Ama

Berlin Film Okulu hareketinin kurucu üç şövalyesinden biri olan Angela Schanelec’in son filmi Ich war zuhause, aber, anlatıların ölümünü ilan eden postmodernizmin sözcülerinden biri adeta. Film bir olay örgüsünden çok, karşılaşmaları ve

38. İstanbul Film Festivali Günlükleri #6 (High Life, Grâce à Dieu)

High Life

Claire Denis’in geçtiğimiz aylardan bu yana Türkiye’de merakla beklenen son filmi High Life, festival seçkisinin en çok göze çarpan filmlerinden biri olmuştu. Denis’in tür sinemasıyla iç içe geçtiği ve bir bakıma kendi filmografisi içinde oldukça ayrı bir

38. İstanbul Film Festivali Günlükleri #5 (The Dig, Joel)

The Dig l Kazı

Kuzey İrlandalı kardeşler Andrew Tohill ve Ryan Tohill’in ilk uzun metrajlı filmi olan The Dig İstanbul Film Festivali kapsamında seyircisiyle buluştu. Kuzeyin soğuk, renksiz, mat atmosferi on beş yıldır süren bir aile dramı ile örtüşmekte.  Baba

38. İstanbul Film Festivali Günlükleri #4 (Fourteen, C’est ça l’amour)

Fourteen | On Dört

Amerikan bağımsız sinemasının çıkış noktası olarak sıklıkla John Cassavetes’in filmleri, özellikle de büyük ölçüde doğaçlama diyaloglarla çekilmiş ve New York sokaklarını anlatısının merkezine yerleştiren, 1958 tarihli ilk filmi Shadows işaret edilir. Aradan geçen uzun süre zarfında

38. İstanbul Film Festivali Günlükleri #3 (Muere, monstruo, muere, Kraben rahu)

Muere, monstruo, muere l Mahvol, Mahluk, Mahvol

Dağlık bir bölgede arka arkaya işlenen kadın cinayetlerini aydınlatmakla görevlendirilmiş polis memuru Cruz’un, yaşadıklarını idrak edebilme mücadelesine odaklanan Muere, monstruo, muere,  geçtiğimiz yıl Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde ilk kez

38. İstanbul Film Festivali Günlükleri #2 (Peterloo, Happy New Year, Colin Burstead)

Peterloo

Mr. Turner ile 19. yüzyıla çevirdiği kamerasını bir süre daha orada tutmaya devam eden İngiliz yönetmen Mike Leigh’in son filmi Peterloo, 16 Ağustos 1819’da gerçekleşen Peterloo Katliamı’nın sebeplerini giriş ve gelişme örgüsüylebeyazperdeye taşıyor. Waterloo Savaşı’ndan dönen bir askerin,

38. İstanbul Film Festivali Günlükleri #1 (Yuva, Les confins du monde)

Yuva

Emre Yeksan’ın ikinci uzun metrajı Yuva, belki de ileride sinemamızın en iyileri arasında adını anacağımız yönetmenin yeni ve sağlam bir adımı. Her şeyden kaçıp ormanın içindeki bir kulübede yaşamayı seçen Veysel ve onu oradan çıkartmak için şehirden gelen

Juliet, Naked: Sıradan Erkekler Düşü

GirlsGLOWThe OfficeOrange is the New Black gibi kalburüstü televizyon dizilerinde yönetmenlik geçmişi bulunan Jesse Peretz tarafından çekilen Juliet, Naked (Aşktan Kaçılmaz, 2018), İngiliz yazar Nick Hornby’nin aynı isimli romanından uyarlanan bir film. “Yazarın,

Todos lo saben: Herkes Bilse Ne Olur!

Bir kişi koca bir coğrafyayı bir kitap yazarak, bir film çekerek, bir beste yaparak, bir tablo ile veya önünüze serebilir. Böyle bir şey ancak sanatla mümkün olabilir. Konumuz sanatın gücü veya evrenselliği değil elbet. Özellikle bir coğrafyaya ait ise çok

Gilles, Félix Ve Nihayetinde Jonas

Tek hatırladığım daha ilkokulu bitirmediğimdi ve liseye giden komşumuzun beni arayıp tüm heyecanıyla bit pazarında bulup aldığı 8mm’lik film projeksiyon cihazından bahsetmesiydi. Aslında o yaza dair başka hiçbir şey hatırlamadığım gibi bu telefon konuşmasının detaylarını da pek hatırlamıyorum. Ama hava …

The Favourite: Tekinsiz Bir Trajikomedi

Yorgos Lanthimos’u Kynodontas (Köpek Dişi) filmiyle uluslararası sinema arenasına çıktığı yıl olan 2009’dan itibaren tanımaya başladık. Aynı yıl Köpek Dişi ile Cannes film festivalinde “Belirli Bir Bakış” ödülü kazanan Yorgos Lanthimos sinema dünyasının içine 2011 yılında çekeceği Alpeis (Alpler) ile

Dogman: Yıkıma Giden Adam

**Yazı, filmle ilgili sürpriz gelişmeleri ele vermektedir.**

2015’te Il racconto dei racconti (Tale of Tales – Masalların Masalı) ile ilk İngilizce filmini çeken İtalyan yönetmen Matteo Garrone, ününü borçlu olduğu gerçekçi sinemasını rafa kaldırarak, masalsı bir dünyaya adım atmıştı. Alışıldık

İki Yorum: Can You Ever Forgive Me?

Büyük Kentin Hüzünlü Sakinleri

Can You Ever Forgive Me?’yi filmin içindeki tek bir diyalog ile özetlemeye çalışsak herhalde en uygun seçim şu olurdu:

Lee: Sır saklayabilir misin?

Jack: Kime söyleyebilirim ki? Tüm arkadaşlarım öldü.

Lee ile Jack’in bir barda

Burning: Şüphe Seremonisi

İlk olarak 71. Cannes Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan yönetmenliğini Lee Chang-dong’un üstlendiği Burning (Şüphe, 2018) bu hafta vizyona girdi. Yönetmenin filmografisindeki Oasiseu (Oasis, 2002), Shi (Poetry, 2010) gibi yapımları aynen Burning’de olduğu gibi sinema seyircisini uzun sekansları, görünmeyen

Wildlife: Rüyadan Uyanmak

Sinemada simasına sıkça aşina olduğumuz, oyunculuğuyla bugüne kadar birçok defa takdir toplamış olan Paul Dano, bu sene ilk yönetmenlik denemesiyle seyircilerle buluştu. 2018’in başlarında ilk olarak Cannes Film Festivali’nin Uluslararası Eleştirmenler Haftası’nda gösterilen Wildlife (Yangın Yeri), aldığı olumlu tepkilerin ardından

Yazarlarımıza Göre 2018’in En İyi Filmleri

Yılı kapatır, listeleri sonlandırırken, 2018’in sinema dünyasına uzun yıllar hatırlayacağımız yapımlar bıraktığından bahsetmek gerekecektir. Tabii ki bu her izleyici için göreceli bir kavram olsa da yıl boyunca gerek uluslararası festivallerden gerekse seyircilerin nazarında ulaştığı değerden ötürü adından sıklıkla övgüyle söz

Private Life: Duvarlar Soğuk

Tamara Jenkins’in senaristlik ve yönetmenlik maharetlerini uzun metrajlı bir filmde üçüncü kez kesiştirdiği Private Life (2018), kırklı yaşlarındaki bir çiftin çocuk sahibi olma çabalarını takip ediyor. Uzun zamandan beri, iki kişilik ailelerine küçük bir üye dahil etmeyi deneyen Rachel ve

Pyromanen: Yakma Zevki

“Bence ne gerçek bir sanatçı ne de gerçek bir ahlakçı – ne iyi bir Hıristiyan ne de iyi bir filozof – ne bir şair ne de bir sosyolog – yanlış bir uzsözlülük uğruna, birbirinden tamamen farklı kafalarını kutsal kitap üzerine

17. Filmekimi Günlükleri #8 (Mandy)

Mandy | Mandy

Uzaylılarla bir tür işbirliği içinde yer alan tuhaf bir tarikat tarafında kurban edilen karısının intikamını almak için yola koyulan Nicolas Cage’in merkezinde yer aldığı bir film Mandy. Kulağa zaten yeterince tuhaf gelen bu fikir, yönetmen Panos

17. Filmekimi Günlükleri #6 (Dogman, Leave No Trace)

Dogman | Dogman

Gomorrah (2008) filminin “Martin Scorsese sunar” başlığıyla gösterilmesi ile birlikte Matteo Garrone, sinema dünyasının ilgi odağı yönetmenlerinden birisi olmayı başarmıştı. Asıl soru, yeni bir City of God (Tanrı Kent, 2002) olarak gündeme gelen filmden sonra yönetmenin aynı …

« Daha Eski Gönderiler

© 2019 — APARTMAN SİNEMASI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR — YUKARI ↑